LookItUp

lay on

İngilizce “lay on” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˌleɪ ˈɑn/ · İngiltere /ˌleɪ ˈɒn/

lay on Türkçede: ücretsiz ikram etmek, uygulamak, göstermek, yağdırmak, sıralamak, sürmek

fiil

ÜCRETSİZ İKRAMB2

ücretsiz ikram etmek

İnsanlara para almadan yiyecek veya içecek sunmak.

Basit İngilizce açıklama: To provide food or drinks for people without charging them.

  • They lay on lunch for everyone.
  • The hosts laid on a wonderful buffet.
  • Will drinks be laid on after the talk?

Nasıl kullanılır: lay something on for someone (They laid drinks on for all the guests.)

Eş anlamlılar: provide, put on

Sık kullanılan kalıplar: lay on food, lay on a buffet

UYGULAMAC1

uygulamak, göstermek

Baskı gibi bir şeyi uygulamak veya ilgi gibi bir şeyi göstermek; bazen çok yoğun biçimde.

Basit İngilizce açıklama: To apply something or put it into effect, sometimes very strongly.

  • They began to lay on the pressure.
  • She laid on the charm during the meeting.
  • He is laying it on too thick.

Nasıl kullanılır: lay something on (He laid the sympathy on rather heavily.)

Eş anlamlılar: apply, use

Sık kullanılan kalıplar: lay on pressure, lay on the charm

SÖZ YAĞDIRMAC1

yağdırmak, sıralamak

Övgü veya bahane gibi aynı türden sözleri, genellikle gereğinden fazla söylemek.

Basit İngilizce açıklama: To say many things of a particular kind, often more than seems necessary.

  • He likes to lay on compliments.
  • She laid on the praise after his performance.
  • Stop laying on excuses and explain what happened.

Nasıl kullanılır: lay on something (The guests laid on the compliments all evening.)

Eş anlamlılar: heap on, pile on

Sık kullanılan kalıplar: lay on compliments, lay on the praise

KATMAN SÜRMEB2

sürmek, uygulamak

Bir yüzeyin üzerine boya veya başka bir maddeyi katman halinde sürmek.

Basit İngilizce açıklama: To spread a layer of paint or another substance over a surface.

  • Lay on the paint evenly.
  • He laid on a thick coat of plaster.
  • She is laying on the final layer with a brush.

Nasıl kullanılır: lay on something (Lay on a thin coat of paint first.)

Eş anlamlılar: apply, spread on

Sık kullanılan kalıplar: lay on paint, lay on a coat

SUÇ YÜKLEMEC1

suçu yüklemek, suçlamak

Bir sorundan veya kötü bir davranıştan birini ya da bir şeyi sorumlu tutmak.

Basit İngilizce açıklama: To say that someone or something is responsible for a problem or wrong action.

  • He laid the blame on me.
  • She tried to lay the whole failure on the weather.
  • Do not lay it on the youngest worker.

Nasıl kullanılır: lay something on someone/something (They laid all the blame on the driver.)

Eş anlamlılar: blame, pin on

Sık kullanılan kalıplar: lay on someone, lay on the driver

ANLATMAC1

anlatmak, aktarmak

Birine bir şeyi söylemek veya açıklamak.

Basit İngilizce açıklama: To tell or explain something to someone.

  • Lay some wisdom on me.
  • He laid his latest theory on us.
  • Are you ready to lay the news on them?

Nasıl kullanılır: lay something on someone (Lay your best advice on me.)

Eş anlamlılar: tell, explain, pass on

Sık kullanılan kalıplar: lay on some wisdom, lay on some advice

lay on hakkında sık sorulanlar

lay on ne demek?

“lay on” Türkçede “ücretsiz ikram etmek” demektir. İnsanlara para almadan yiyecek veya içecek sunmak.

lay on Türkçesi nedir?

lay on kelimesinin Türkçe çevirileri: ücretsiz ikram etmek, uygulamak, göstermek, yağdırmak, sıralamak, sürmek.

lay on nasıl okunur?

Amerikan İngilizcesinde /ˌleɪ ˈɑn/, İngiliz İngilizcesinde /ˌleɪ ˈɒn/ diye okunur.

lay on cümle içinde nasıl kullanılır?

They lay on lunch for everyone. The hosts laid on a wonderful buffet.

lay on kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler