knee
İngilizce “knee” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /niː/
Diğer biçimleri: knees
knee Türkçede: diz, dirsek, büküm, köşebent, diz atmak, dizle vurmak
isim
diz
Bacağın ortasında bulunan ve bükülmesini sağlayan eklem.
Basit İngilizce açıklama: The part in the middle of your leg that lets it bend.
- My knee hurts.
- She fell and scraped both knees.
- Can you bend your knee without pain?
dirsek, büküm
Bir nesne veya çizgide, özellikle grafiğin yön değiştirdiği yerde görülen keskin dönüş.
Basit İngilizce açıklama: A sharp bend in an object or line, especially where a graph changes direction.
- The graph has a clear knee.
- Beyond the knee, the curve rises steeply.
- Mark the knee where the line changes direction.
köşebent, dirsek
Bir yapının parçalarını destekleyen veya birleştiren, açılı biçimde bükülmüş ahşap ya da metal parça.
Basit İngilizce açıklama: A bent piece of wood or metal used to support or join parts of a structure.
- A wooden knee supports the beam.
- They replaced the damaged knee inside the boat.
- Steel knees connect the beams to the frame.
fiil
diz atmak, dizle vurmak
Birine veya bir şeye dizle vurmak.
Basit İngilizce açıklama: To strike someone or something with the joint in the middle of your leg.
- He tried to knee me.
- She kneed him in the stomach and ran away.
- The fighter accidentally kneed his opponent in the face.
knee hakkında sık sorulanlar
knee ne demek?
“knee” Türkçede “diz” demektir. Bacağın ortasında bulunan ve bükülmesini sağlayan eklem.
knee Türkçesi nedir?
knee kelimesinin Türkçe çevirileri: diz, dirsek, büküm, köşebent, diz atmak, dizle vurmak.
knee nasıl okunur?
/niː/ diye okunur.
knee cümle içinde nasıl kullanılır?
My knee hurts. She fell and scraped both knees.
knee kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語