LookItUp

grit

İngilizce “grit” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ɡrɪt/

grit Türkçede: azim, metanet, kum, taş kırıntısı, mısır lapası, sert parçacıklar

isim

AZİMB2

azim, metanet

Zorluklara rağmen çabalamayı sürdürme cesareti ve kararlılığı.

Basit İngilizce açıklama: The courage and determination to keep trying when things are difficult.

  • She showed real grit.
  • It took grit to finish the race in that weather.
  • Their success came from patience and sheer grit.

Eş anlamlılar: determination, courage, fortitude

Sık kullanılan kalıplar: show grit, sheer grit, grit and determination

TAŞ TANECİKLERİB2

kum, taş kırıntısı

Çok küçük, sert taş parçaları veya kum taneleri.

Basit İngilizce açıklama: Very small, hard pieces of stone or sand.

  • There is grit in my shoe.
  • The wind blew grit into our eyes.
  • She brushed the grit off the stone steps.

Eş anlamlılar: gravel, sand

Sık kullanılan kalıplar: fine grit, grit in shoes

MISIR LAPASIB2

mısır lapası

Genellikle grits denen, kırılmış mısırın suyla pişirilmesiyle yapılan koyu kıvamlı, yumuşak yemek.

Basit İngilizce açıklama: Crushed corn cooked with water into a thick, soft food, usually called grits.

  • She served grits with butter.
  • We had shrimp and grits for dinner.
  • Do you like cheese in your grits?

Sık kullanılan kalıplar: grit porridge, grit meal

SERT PARÇACIKLARC1

sert parçacıklar, kırıntı

Toprak, taş veya kesme ve öğütme sırasında oluşan atıklardan oluşan küçük, sert parçacıklar.

Basit İngilizce açıklama: A mixture of small, hard bits of dirt, stone, or waste from cutting and grinding.

  • The machine left grit on the floor.
  • Workers swept up the grit after cutting the metal.
  • Blasting the wall covered nearby plants with grit.

Sık kullanılan kalıplar: metal grit, grit and dust

YİYECEKTEKİ KUMC1

kum, sert kırıntı

Yiyeceğin içinde bulunan, yenemeyen küçük ve sert parçalar.

Basit İngilizce açıklama: Small, hard pieces in food that cannot be eaten.

  • There was grit in the soup.
  • Wash the spinach to remove any grit.
  • I felt a piece of grit between my teeth.

Sık kullanılan kalıplar: grit in food, grit between teeth

fiil

DİŞ SIKMAB2

dişlerini sıkmak

Acı, öfke veya kararlılık nedeniyle dişlerini birbirine kuvvetle bastırmak.

Basit İngilizce açıklama: To press your teeth tightly together because of pain, anger, or determination.

  • Grit your teeth and keep going.
  • She gritted her teeth as the nurse cleaned the cut.
  • He was gritting his teeth to control his anger.

Nasıl kullanılır: grit your teeth (I gritted my teeth and lifted the heavy box.)

Eş anlamlılar: clench

Sık kullanılan kalıplar: grit your teeth, grit teeth together

YOLA KUM SERPMEC1

kumlamak, kum serpmek

Kayganlığı azaltmak için yola küçük taşlar veya benzeri bir karışım serpmek.

Basit İngilizce açıklama: To spread small pieces of stone or a similar mixture on a road so it is less slippery.

  • They grit this road every winter.
  • The council gritted the pavements before dawn.
  • Has anyone gritted the icy bridge?

Sık kullanılan kalıplar: grit a road, grit the pavement

grit hakkında sık sorulanlar

grit ne demek?

“grit” Türkçede “azim” demektir. Zorluklara rağmen çabalamayı sürdürme cesareti ve kararlılığı.

grit Türkçesi nedir?

grit kelimesinin Türkçe çevirileri: azim, metanet, kum, taş kırıntısı, mısır lapası, sert parçacıklar.

grit nasıl okunur?

/ɡrɪt/ diye okunur.

grit cümle içinde nasıl kullanılır?

She showed real grit. It took grit to finish the race in that weather.

grit kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

grit ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler