LookItUp

golden

İngilizce “golden” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /ˈɡoʊldən/ · İngiltere /ˈɡəʊldən/

golden Türkçede: altın, mükemmel, altından, emeklilik, yaşlılık, ellinci yıl

sıfat

ÇOK İYİB2

altın, mükemmel

Özellikle iyi, başarılı veya değerli olan.

Basit İngilizce açıklama: Especially good, successful, or valuable.

  • This is a golden opportunity.
  • The team enjoyed a golden period of success.
  • He missed a golden chance to meet his hero.

Eş anlamlılar: excellent, wonderful

Sık kullanılan kalıplar: golden opportunity, golden age, golden future

ALTINDAN YAPILMIŞB1

altın, altından

Takı ve para yapımında kullanılan değerli sarı metalden yapılmış.

Basit İngilizce açıklama: Made of the valuable yellow metal used for jewelry and coins.

  • The king wore a golden crown.
  • She kept the golden ring in a box.
  • Golden statues stood beside the palace doors.

Eş anlamlılar: gold

Sık kullanılan kalıplar: golden crown, golden ring, golden necklace

EMEKLİLİK YILLARIB2

emeklilik, yaşlılık

Yaşamın ileri yıllarını, özellikle çalışmayı bıraktıktan sonraki dönemi anlatan.

Basit İngilizce açıklama: Describing the later years of life, especially after a person stops working.

  • They are enjoying their golden years.
  • She hopes to travel during her golden years.
  • Saving now can make your golden years more comfortable.

Sık kullanılan kalıplar: golden years, golden age, their golden years

ELLİNCİ YILB2

ellinci yıl, altın

Özellikle evlilik gibi bir olayın üzerinden elli yıl geçtiğini belirten.

Basit İngilizce açıklama: Marking fifty years since an event, especially a wedding.

  • Today is their golden anniversary.
  • My grandparents celebrated their golden wedding with the whole family.
  • The club held a dinner for its golden jubilee.

Eş anlamlılar: fiftieth

Sık kullanılan kalıplar: golden anniversary, golden wedding, golden jubilee

isim

ALTIN RENGİC2

altın rengi

Sarı ile kahverengi arasında, altına benzeyen renk.

Basit İngilizce açıklama: A color between yellow and brown, similar to gold.

  • She chose a warm golden for the walls.
  • The fabric comes in cream and golden.
  • A deep golden would suit this design.

Eş anlamlılar: gold

Sık kullanılan kalıplar: a warm golden, pale golden, deep golden

golden kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

golden ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler