glass
İngilizce “glass” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /ɡlæs/ · İngiltere /ɡlɑːs/
glass Türkçede: cam, bardak, büyüteç, lup, amorf katı
isim
cam
Pencere, şişe ve başka eşyaların yapımında kullanılan, çoğunlukla saydam ve sert malzeme.
Basit İngilizce açıklama: A hard material, often clear, used to make windows, bottles, and other objects.
- The bottle is made of glass.
- Broken glass covered the floor.
- You can see the garden through the glass door.
bardak
İçecek içmek için kullanılan, genellikle camdan yapılmış kulpsuz kap.
Basit İngilizce açıklama: A container without a handle that you drink from, usually made from a clear material.
- Please bring me a glass.
- She filled two glasses with water.
- Would you like another glass of milk?
büyüteç, lup
İçinden bakıldığında küçük nesneleri daha büyük gösteren kavisli, saydam parça.
Basit İngilizce açıklama: A curved piece of clear material that makes small things look larger when you look through it.
- He examined the coin through a glass.
- The jeweller held a glass to her eye.
- With his glass, he could see tiny marks on the stone.
cam, amorf katı
İçindeki çok küçük parçacıkları düzenli, tekrarlanan bir yapı oluşturmayan katı madde.
Basit İngilizce açıklama: A solid whose tiny particles are not arranged in a regular, repeating pattern.
- Rapid cooling produced a metallic glass.
- Scientists compared the structures of several glasses.
- This polymer forms a glass when cooled below a certain temperature.
glass kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpglass ile kurulan ifadeler
- glass ceiling: cam tavan
- glass wool: cam yünü
- glass jaw
- glass arm
- glass onion
- glass parking lot
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語