fountain
İngilizce “fountain” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /ˈfaʊntən/
Diğer biçimleri: fountains
fountain Türkçede: fıskiye, süs havuzu, pınar, su kaynağı, fışkırmak
isim
fıskiye, süs havuzu
Genellikle park veya meydanları süslemek için suyu havaya püskürten yapı.
Basit İngilizce açıklama: A structure that sends water into the air, often to decorate a park or square.
- We sat beside the fountain.
- Children watched the water rise from the fountain.
- The city built two new fountains in the park.
pınar, su kaynağı
Suyun doğal olarak yerin altından çıktığı yer.
Basit İngilizce açıklama: A place where water comes naturally out of the ground.
- Clear water flowed from the fountain.
- They found a natural fountain among the rocks.
- The travelers drank from a cool mountain fountain.
fiil
fışkırmak
Havaya püsküren su gibi güçlü bir akışla yukarı veya dışarı çıkmak.
Basit İngilizce açıklama: To rush up or out in a strong stream, like water spraying into the air.
- Water fountained into the air.
- Lava fountained from the volcano's mouth.
- Blood was fountaining from the wound.
fountain hakkında sık sorulanlar
fountain ne demek?
“fountain” Türkçede “fıskiye” demektir. Genellikle park veya meydanları süslemek için suyu havaya püskürten yapı.
fountain Türkçesi nedir?
fountain kelimesinin Türkçe çevirileri: fıskiye, süs havuzu, pınar, su kaynağı, fışkırmak.
fountain nasıl okunur?
/ˈfaʊntən/ diye okunur.
fountain cümle içinde nasıl kullanılır?
We sat beside the fountain. Children watched the water rise from the fountain.
fountain kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpfountain ile kurulan ifadeler
- fountain pen: dolma kalem, stilo
- fountain of youth: gençlik çeşmesi, bengi su, abıhayat
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語