float
İngilizce “float” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /floʊt/ · İngiltere /fləʊt/
Diğer biçimleri: floats, floating, floated
float Türkçede: yüzmek, su üstünde kalmak, su üstünde kalabilmek, yüzdürmek, şamandıra, yüzme tahtası
fiil
yüzmek, su üstünde kalmak
Su veya başka bir sıvının yüzeyinde batmadan durmak.
Basit İngilizce açıklama: To stay on the surface of water or another liquid without sinking.
- The leaf floated on the water.
- I like to float on my back in the pool.
- Several empty bottles were floating near the boat.
yüzmek, su üstünde kalabilmek
Su veya başka bir sıvıda batmadan yüzeyde kalabilmek.
Basit İngilizce açıklama: To be able to stay on the surface of a liquid without sinking.
- Cork can float.
- Does this type of plastic float in water?
- Our homemade boat would not float, even without passengers.
yüzdürmek
Bir şeyi suya veya başka bir sıvıya koyup yüzeyde kalmasını sağlamak.
Basit İngilizce açıklama: To put something in water or another liquid so it stays on the surface.
- We floated a toy boat in the bath.
- The workers floated the logs down the river.
- Can we float this raft on the lake?
isim
şamandıra, yüzme tahtası
Su üstünde kalarak bir şeyi taşıyan veya yüzeye yakın tutan nesne.
Basit İngilizce açıklama: An object that stays on water and supports something or keeps it near the surface.
- The child held a swimming float.
- Attach a small float to the fishing line.
- Two floats kept the equipment above the water.
geçit arabası, kortej aracı
Halka açık bir kutlamada geçit yapan, süslerle kaplı araç.
Basit İngilizce açıklama: A vehicle covered with decorations that moves along in a public celebration.
- The float was covered in flowers.
- Children waved from a float in the parade.
- Several colorful floats moved slowly along the main street.
dondurmalı gazoz
Tatlı, gazlı bir içeceğe dondurma konularak hazırlanan içecek.
Basit İngilizce açıklama: A drink made by putting ice cream into a sweet fizzy drink.
- I ordered a root beer float.
- She made floats with cola and vanilla ice cream.
- Would you like a straw for your float?
mala, perdah malası
Islak beton veya sıvanın yüzeyini düzleştirmek için kullanılan yassı alet.
Basit İngilizce açıklama: A flat tool used to make wet concrete or plaster smooth.
- Use a float to smooth the concrete.
- The builder cleaned the plaster from his float.
- Wooden floats leave a different finish from metal ones.
float hakkında sık sorulanlar
float ne demek?
“float” Türkçede “yüzmek” demektir. Su veya başka bir sıvının yüzeyinde batmadan durmak.
float Türkçesi nedir?
float kelimesinin Türkçe çevirileri: yüzmek, su üstünde kalmak, su üstünde kalabilmek, yüzdürmek, şamandıra, yüzme tahtası.
float nasıl okunur?
Amerikan İngilizcesinde /floʊt/, İngiliz İngilizcesinde /fləʊt/ diye okunur.
float cümle içinde nasıl kullanılır?
The leaf floated on the water. I like to float on my back in the pool.
float kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpfloat ile kurulan ifadeler
- float at
- float around
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語