firsthand
İngilizce “firsthand” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /ˌfɜrstˈhænd/ · İngiltere /ˌfɜːstˈhænd/
firsthand Türkçede: birinci elden, doğrudan, sıfır, yeni, bizzat
sıfat
birinci elden, doğrudan
Başkalarından duyularak değil, bizzat görerek veya yaşayarak edinilmiş olan.
Basit İngilizce açıklama: Gained by seeing or experiencing something yourself, rather than hearing about it from someone else.
- She has firsthand experience of farming.
- We need a firsthand account of the accident.
- His firsthand knowledge helped us understand the local customs.
sıfır, yeni
Daha önce sahibi olmamış veya kullanılmamış, yeni olan.
Basit İngilizce açıklama: New, with no previous owner or user.
- She bought a firsthand copy.
- The shop sold both firsthand and secondhand books.
- Firsthand goods usually cost more than used ones.
zarf
birinci elden, bizzat
Bir şeyi kendisi görerek veya yaşayarak.
Basit İngilizce açıklama: By seeing or experiencing something yourself.
- I saw the damage firsthand.
- She learned firsthand how hard the job was.
- Visitors can experience village life firsthand by staying with local families.
firsthand hakkında sık sorulanlar
firsthand ne demek?
“firsthand” Türkçede “birinci elden” demektir. Başkalarından duyularak değil, bizzat görerek veya yaşayarak edinilmiş olan.
firsthand Türkçesi nedir?
firsthand kelimesinin Türkçe çevirileri: birinci elden, doğrudan, sıfır, yeni, bizzat.
firsthand nasıl okunur?
Amerikan İngilizcesinde /ˌfɜrstˈhænd/, İngiliz İngilizcesinde /ˌfɜːstˈhænd/ diye okunur.
firsthand cümle içinde nasıl kullanılır?
She has firsthand experience of farming. We need a firsthand account of the accident.
firsthand kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語