electric
İngilizce “electric” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /ɪˈlɛktrɪk/ · İngiltere /ɪˈlektrɪk/
electric Türkçede: elektrikli, elektriksel, elektro, elektrik
sıfat
elektrikli
Çalışmak için elektrik kullanan.
Basit İngilizce açıklama: Powered by electricity.
- We bought an electric car.
- The electric heater warmed the room.
- Do you use an electric toothbrush?
elektriksel, elektrikli
Elektriğin sağlanması, etkileri veya kullanımıyla ilgili olan.
Basit İngilizce açıklama: Connected with electricity, including its supply, effects, and use.
- An electric current flows through the wire.
- Touching that cable could give you an electric shock.
- The storm damaged the electric power lines.
elektro, elektrikli
Bir çalgının sesini üretmek veya yükseltmek için elektrik kullanan.
Basit İngilizce açıklama: Using electricity to produce or make louder the sound of a musical instrument.
- He plays electric guitar.
- We connected the electric piano to an amplifier.
- The band needs an electric bass player.
isim
elektrik
Bir eve veya binaya sağlanan elektrik.
Basit İngilizce açıklama: The supply of electricity to a home or building.
- The electric is off again.
- Have you paid the electric this month?
- They cut off the electric yesterday.
electric kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpelectric ile kurulan ifadeler
- electric current: elektrik akımı
- electric charge: elektrik yükü
- electric car: elektrikli otomobil
- electric field: elektrik alanı
- electric shock: elektrik çarpması, elektrik şoku
- electric chair: elektrikli sandalye
- electric guitar: elektro gitar
- electric vehicle: elektrikli araç
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語