LookItUp

eel

İngilizce “eel” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /iːl/

Diğer biçimleri: eels

eel Türkçede: yılan balığı, elektrikli yılan balığı, Avrupa yılan balığı, kaypak kişi, yılan balığı avlamak, kıvrılarak ilerlemek

isim

UZUN BALIKB1

yılan balığı

Yılan gibi uzun ve ince gövdeli, çoğunlukla nehirlerde bulunan bir balık.

Basit İngilizce açıklama: A long, thin fish with a body like a snake, often found in rivers.

  • An eel swam under the boat.
  • They caught three eels in the river.
  • The eel slipped out of his hands.

Sık kullanılan kalıplar: freshwater eel, catch an eel, eel fishing

ELEKTRİKLİ BALIKB2

elektrikli yılan balığı

Avını yakalamak ve kendini savunmak için elektrik üreten, Güney Amerika’da yaşayan uzun bir balık.

Basit İngilizce açıklama: A long South American fish that produces electricity to catch food and defend itself.

  • An electric eel can give a powerful shock.
  • The aquarium keeps an eel in a separate tank.
  • These eels use electricity to find their prey.

Eş anlamlılar: electric eel

Sık kullanılan kalıplar: electric eel, eel tank

AVRUPA BALIĞIC1

Avrupa yılan balığı

Avrupa sularında büyüyen ve üremek için okyanusa giden uzun, ince bir balık türü.

Basit İngilizce açıklama: A kind of long, thin fish that grows in European waters and travels to the ocean to breed.

  • The European eel travels far to breed.
  • Young eels enter this river from the sea.
  • Researchers tracked an eel across the Atlantic.

Eş anlamlılar: European eel

Sık kullanılan kalıplar: European eel, silver eel, glass eel

KAYPAK KİŞİC2

kaypak kişi

Yakalanması zor olan ya da dürüst ve açık davranmaktan kaçınan kimse.

Basit İngilizce açıklama: Someone or something that is difficult to catch or that avoids being honest or direct.

  • That man is a slippery eel.
  • The police could never catch that eel.
  • She called him an eel because he avoided every question.

Eş anlamlılar: slippery customer

Sık kullanılan kalıplar: slippery eel, an eel

fiil

YILAN BALIĞI AVLAMAC2

yılan balığı avlamak

Yılanı andıran uzun, ince balıkları avlamak.

Basit İngilizce açıklama: To fish for long, thin fish that look like snakes.

  • We used to eel at night.
  • He eeled along this river as a boy.
  • They went eeling with baited traps.

Nasıl kullanılır: eel in something (They eel in the river after dark.)

Sık kullanılan kalıplar: eel at night, eel in something

KIVRILARAK İLERLEMEC2

kıvrılarak ilerlemek, sıyrılmak

Genellikle dar bir yerden, vücudunu yumuşakça kıvırarak geçmek.

Basit İngilizce açıklama: To move with smooth, twisting movements, often through a narrow space.

  • She eeled through the crowd.
  • The cat eeled into the narrow opening.
  • He was eeling past the waiting passengers.

Nasıl kullanılır: eel through something (He eeled through a gap in the fence.); eel past someone (She eeled past the guards.)

Eş anlamlılar: wriggle, snake, slither

Sık kullanılan kalıplar: eel through something, eel into something, eel past someone

eel hakkında sık sorulanlar

eel ne demek?

“eel” Türkçede “yılan balığı” demektir. Yılan gibi uzun ve ince gövdeli, çoğunlukla nehirlerde bulunan bir balık.

eel Türkçesi nedir?

eel kelimesinin Türkçe çevirileri: yılan balığı, elektrikli yılan balığı, Avrupa yılan balığı, kaypak kişi, yılan balığı avlamak, kıvrılarak ilerlemek.

eel nasıl okunur?

/iːl/ diye okunur.

eel cümle içinde nasıl kullanılır?

An eel swam under the boat. They caught three eels in the river.

eel kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler