drink
İngilizce “drink” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /drɪŋk/
drink Türkçede: içmek, içki içmek, içecek, standart içki
fiil
içmek
Su veya başka bir sıvıyı ağza alıp yutmak.
Basit İngilizce açıklama: To take water or another liquid into your mouth and swallow it.
- I drink water with lunch.
- She drank some hot tea.
- Have you drunk enough water today?
içki içmek
Bir defalığına veya düzenli olarak alkollü içecek tüketmek.
Basit İngilizce açıklama: To have alcohol, either on one occasion or regularly.
- I don't drink.
- He drank too much at the party.
- Have you been drinking tonight?
içmek
Belirli bir bardak, şişe veya başka bir kaptaki sıvıyı içmek.
Basit İngilizce açıklama: To swallow the liquid in a particular glass, bottle, or other container.
- He drank a whole bottle of water.
- Can you drink another cup of tea?
- We drank three glasses of juice each.
isim
içecek
Su, meyve suyu, çay veya bira gibi içilebilen sıvı.
Basit İngilizce açıklama: A liquid you can swallow, such as water, juice, tea, or beer.
- Would you like a drink?
- She brought us cold drinks.
- I ordered a hot drink with my cake.
standart içki
Belirli miktarda saf alkol içeren bira, şarap veya sert içki porsiyonu.
Basit İngilizce açıklama: An amount of beer, wine, or spirits containing a set quantity of pure alcohol.
- This serving counts as one standard drink.
- The chart measures alcohol intake in standard drinks.
- How many standard drinks does this bottle contain?
drink kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpdrink ile kurulan ifadeler
- drink like a fish
- drink to: kadeh kaldırmak
- drink up: içip bitirmek
- drink under the table
- drink in
- drink down
- drink under
- drink run
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語