deepen
İngilizce “deepen” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /ˈdiːpən/
Diğer biçimleri: deepening, deepened
deepen Türkçede: derinleştirmek, pekiştirmek, derinleşmek, koyulaşmak
fiil
derinleştirmek, pekiştirmek
Bir duyguyu, anlayışı veya bağı daha güçlü ya da kapsamlı hale getirmek.
Basit İngilizce açıklama: To make a feeling, understanding, or connection stronger or greater.
- The visit deepened our friendship.
- His words only deepened her sadness.
- Reading widely can deepen your understanding of other cultures.
derinleşmek, koyulaşmak
Daha koyu, daha güçlü veya daha ciddi hale gelmek.
Basit İngilizce açıklama: To become darker, stronger, or more serious.
- The sky's blue began to deepen.
- The crisis deepened after the bank closed.
- His voice has deepened since last year.
derinleştirmek
Bir şeyin yüzeyden daha aşağıya veya içeriye doğru uzanmasını sağlamak.
Basit İngilizce açıklama: To make something reach farther below a surface or farther inside.
- We need to deepen the hole.
- Workers deepened the channel for larger boats.
- They plan to deepen the well next summer.
deepen hakkında sık sorulanlar
deepen ne demek?
“deepen” Türkçede “derinleştirmek” demektir. Bir duyguyu, anlayışı veya bağı daha güçlü ya da kapsamlı hale getirmek.
deepen Türkçesi nedir?
deepen kelimesinin Türkçe çevirileri: derinleştirmek, pekiştirmek, derinleşmek, koyulaşmak.
deepen nasıl okunur?
/ˈdiːpən/ diye okunur.
deepen cümle içinde nasıl kullanılır?
The visit deepened our friendship. His words only deepened her sadness.
deepen kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語