LookItUp

curb

İngilizce “curb” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /kɜrb/ · İngiltere /kɜːb/

curb Türkçede: dizginlemek, sınırlamak, kaldırıma sürtüp hasarlamak, kenarlık yapmak, kaldırımda kafa ezmek, kaldırım kenarı

fiil

SINIRLAMAKB2

dizginlemek, sınırlamak

Özellikle zararlı veya aşırı bir şeyi sınırlamak ya da kontrol altında tutmak.

Basit İngilizce açıklama: To limit or control something, especially something harmful or excessive.

  • We need to curb spending.
  • New laws aim to curb air pollution.
  • She tried to curb her anger.

Eş anlamlılar: limit, restrain, control

Zıt anlamlılar: encourage

Sık kullanılan kalıplar: curb spending, curb inflation, curb your enthusiasm

TEKERLEĞE HASARC1

kaldırıma sürtüp hasarlamak

Bir aracın tekerleğini veya lastiğini kaldırım kenarına çarparak hasarlamak.

Basit İngilizce açıklama: To damage a vehicle’s wheels or tyres by hitting a raised road edge.

  • I curbed a wheel while parking.
  • She accidentally curbed her new alloy wheels.
  • Have you ever curbed a tyre on this narrow street?

Sık kullanılan kalıplar: curb a wheel, curb your tyres

ATI DİZGİNLEMEKC2

dizginlemek

Dizginleri kullanarak bir atı yavaşlatmak, durdurmak veya kontrol etmek.

Basit İngilizce açıklama: To hold back or control a horse using its reins.

  • She curbed the horse gently.
  • The rider curbed his stallion before the gate.
  • He struggled to curb the frightened animal.

Eş anlamlılar: rein in, restrain

Sık kullanılan kalıplar: curb a horse, curb a stallion

KENARLIK YAPMAKC2

kenarlık yapmak

Kuyu veya yükseltilmiş toprak alan gibi bir şeyin çevresine sağlam bir kenarlık yerleştirmek.

Basit İngilizce açıklama: To put a firm edge around something, such as a well or a raised area of earth.

  • They curbed the well with stone.
  • The workers curbed the earth bank to hold it in place.
  • The builder will curb the opening tomorrow.

Eş anlamlılar: edge

Sık kullanılan kalıplar: curb a well, curb an embankment

KALDIRIMDA SALDIRIC2

kaldırımda kafa ezmek

Birinin ağzını kaldırım kenarına zorla dayayıp başını ayakla ezmek.

Basit İngilizce açıklama: To force someone’s mouth against a raised road edge and stamp on their head.

  • The attacker threatened to curb him.
  • The gang tried to curb their victim.
  • Witnesses said the man had been curbed.

Eş anlamlılar: curb-stomp

Sık kullanılan kalıplar: curb someone violently, threaten to curb

isim

KALDIRIM KENARIB1

kaldırım kenarı, bordür

Yol ile kaldırım arasında bulunan, taş veya betondan yapılmış yüksek kenar.

Basit İngilizce açıklama: A raised stone or concrete edge between a road and the path beside it.

  • He sat on the curb.
  • The taxi stopped beside the curb.
  • Watch your step as you cross the curb.

Eş anlamlılar: kerb

Sık kullanılan kalıplar: at the curb, hit the curb, curb edge

curb hakkında sık sorulanlar

curb ne demek?

“curb” Türkçede “dizginlemek” demektir. Özellikle zararlı veya aşırı bir şeyi sınırlamak ya da kontrol altında tutmak.

curb Türkçesi nedir?

curb kelimesinin Türkçe çevirileri: dizginlemek, sınırlamak, kaldırıma sürtüp hasarlamak, kenarlık yapmak, kaldırımda kafa ezmek, kaldırım kenarı.

curb nasıl okunur?

Amerikan İngilizcesinde /kɜrb/, İngiliz İngilizcesinde /kɜːb/ diye okunur.

curb cümle içinde nasıl kullanılır?

We need to curb spending. New laws aim to curb air pollution.

curb kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

curb ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler