cultural
İngilizce “cultural” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /ˈkʌltʃərəl/
cultural Türkçede: kültürel, sanatsal, insan kaynaklı, insan yapımı
sıfat
kültürel
Bir insan topluluğunun inançları, gelenekleri ve yaşam biçimiyle ilgili.
Basit İngilizce açıklama: Connected with the beliefs, customs, and way of life of a particular group of people.
- We have different cultural backgrounds.
- Food is an important part of our cultural identity.
- The course explores cultural differences between countries.
kültürel, sanatsal
Resim, müzik, kitap, tiyatro gibi etkinliklerle ilgili.
Basit İngilizce açıklama: Connected with art, music, books, theatre, and similar activities.
- The city offers many cultural activities.
- We visited a cultural centre with two small theatres.
- The festival is the biggest cultural event of the year.
kültürel
Ortak gelenek ve düşüncelerle veya sanat ve müzik gibi etkinliklerle ilgili.
Basit İngilizce açıklama: Connected with shared customs and ideas, or with activities such as art and music.
- The island has a rich cultural history.
- The school encourages cultural exchange through music and language lessons.
- These objects have great cultural value for the local community.
insan kaynaklı, insan yapımı
İnsanlar veya insanların faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan ya da yapılan.
Basit İngilizce açıklama: Caused or created by people and their activities.
- The map shows cultural features such as roads.
- Researchers measured cultural lighting around the village at night.
- The report separates natural changes from cultural changes in the landscape.
cultural kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語