colour
İngilizce “colour” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /ˈkʌlɚ/ · İngiltere /ˈkʌlə/
colour Türkçede: renk, ten rengi, boyamak, renklendirmek
isim
renk
Bir şeyin kırmızı, mavi, yeşil gibi görünmesini sağlayan özellik.
Basit İngilizce açıklama: The quality that makes something look red, blue, green, or another shade.
- What colour is your bag?
- She painted the room a pale colour.
- The leaves change colour in autumn.
ten rengi
Bir kişinin cildinin rengi; özellikle ırkı veya etnik kökeniyle bağlantılı olarak kullanılır.
Basit İngilizce açıklama: The shade of someone’s skin, especially when connected with their race or ethnic background.
- They judged him by his colour.
- The law protects people regardless of colour.
- People of colour described their experiences of discrimination.
fiil
boyamak, renklendirmek
Boya, kalem veya benzeri malzemelerle bir şeye renk vermek.
Basit İngilizce açıklama: To make something red, blue, green, or another shade using paint, pencils, or a similar material.
- Colour the circle blue.
- She coloured her hair last week.
- The children are colouring pictures with crayons.
colour kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpcolour ile kurulan ifadeler
- colour television: renkli televizyon
- colour in
- colour blind
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語