LookItUp

carry

İngilizce “carry” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /ˈkæri/

carry Türkçede: taşımak, yanında taşımak, yanında bulundurmak, iletmek, sürüklemek, içermek

fiil

ELDE TAŞIMAA1

taşımak

Bir şeyi tutarak bir yerden başka bir yere götürmek.

Basit İngilizce açıklama: To hold something and take it from one place to another.

  • Can you carry this bag?
  • She carried the baby upstairs.
  • We are carrying the chairs into the garden.

Nasıl kullanılır: carry someone/something to somewhere (He carried the box to the kitchen.)

Eş anlamlılar: take, bear

Sık kullanılan kalıplar: carry a bag, carry something upstairs, carry someone home

ARAÇLA TAŞIMAA2

taşımak

Bir aracın insanları veya eşyaları bir yerden başka bir yere götürmesi.

Basit İngilizce açıklama: If a vehicle does this, it takes people or things from one place to another.

  • This bus carries fifty people.
  • The ship carried food to the island.
  • How much cargo can the plane carry?

Nasıl kullanılır: carry someone/something to somewhere (The ferry carries passengers to the island.)

Eş anlamlılar: transport, take

Sık kullanılan kalıplar: carry passengers, carry cargo, carry goods

YANINDA BULUNDURMAA2

yanında taşımak, yanında bulundurmak

Bir yere giderken bir şeyi yanında bulundurmak.

Basit İngilizce açıklama: To have something with you when you go somewhere.

  • I never carry cash.
  • She always carries her phone with her.
  • Are visitors allowed to carry cameras inside?

Eş anlamlılar: have with you

Sık kullanılan kalıplar: carry cash, carry a phone, carry a weapon

İLETMEB2

iletmek, taşımak

Su, elektrik veya başka bir şeyin içinden geçerek ilerlemesini sağlamak.

Basit İngilizce açıklama: To provide a path along which water, electricity, or something else moves.

  • The wire carries electricity.
  • A narrow channel carries water into the lake.
  • This cable carries the signal to your television.

Nasıl kullanılır: carry something to somewhere (These pipes carry water to the village.)

Eş anlamlılar: conduct, convey

Sık kullanılan kalıplar: carry water, carry electricity, carry a signal

AKIŞLA TAŞIMAB1

sürüklemek, taşımak

Hava veya suyun bir şeyi kendi hareketiyle birlikte götürmesi.

Basit İngilizce açıklama: If air or water does this, it moves something along with it.

  • The river carries leaves downstream.
  • A strong wind carried the seeds across the field.
  • The waves carried our boat towards the rocks.

Nasıl kullanılır: carry something away (The wind carried the smoke away.)

Eş anlamlılar: sweep, take

Sık kullanılan kalıplar: carry something away, carry leaves, carry something downstream

ÖZELLİK TAŞIMAB2

taşımak, içermek

Belirli bir özellik, önem, risk veya etki taşımak.

Basit İngilizce açıklama: To have a particular quality, importance, risk, or effect.

  • His opinion carries weight.
  • This treatment carries a small risk.
  • The job carries a great deal of responsibility.

Eş anlamlılar: have, possess

Sık kullanılan kalıplar: carry weight, carry a risk, carry a penalty

isim

TOPLA KOŞUC1

topla koşu

Amerikan futbolunda bir oyuncunun topu elinde tutarak koştuğu oyun hareketi.

Basit İngilizce açıklama: A play in American football in which a player runs while holding the ball.

  • He gained ten yards on his first carry.
  • The running back had twenty carries today.
  • Her average was five yards per carry.

Eş anlamlılar: rush

Sık kullanılan kalıplar: a single carry, yards per carry

İNSAN TAŞIMAC1

taşıma yöntemi

Yürüyemeyen veya yardıma ihtiyacı olan bir kişiyi tutup taşıma yöntemi.

Basit İngilizce açıklama: A method of holding and moving a person who cannot walk or needs help.

  • We practised a shoulder carry.
  • The rescue team used a two-person carry for the injured climber.
  • This carry keeps the patient’s head supported.

Sık kullanılan kalıplar: shoulder carry, two-person carry

carry kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

carry ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler