LookItUp

burgeoning

İngilizce “burgeoning” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˈbɜrdʒənɪŋ/ · İngiltere /ˈbɜːdʒənɪŋ/

burgeoning Türkçede: hızla büyüyen, gelişen, tomurcuklanma, filizlenme, tomurcuk, filiz

sıfat

HIZLI BÜYÜMEC1

hızla büyüyen, gelişen

Hızla büyüyen veya gelişen.

Basit İngilizce açıklama: Growing or developing quickly.

  • The town has a burgeoning arts scene.
  • New shops serve the burgeoning population.
  • She struggled to manage her burgeoning business.

Eş anlamlılar: growing, expanding, developing

Zıt anlamlılar: shrinking, declining

Sık kullanılan kalıplar: burgeoning industry, burgeoning population, burgeoning demand

isim

FİLİZLENMEC2

tomurcuklanma, filizlenme

Bitkilerin yeni yaprak, tomurcuk veya filiz çıkarması.

Basit İngilizce açıklama: The process of plants producing new leaves, buds, or shoots.

  • Spring brought a burgeoning of leaves.
  • We watched the burgeoning of the garden.
  • The burgeoning of new shoots signalled warmer weather.

Nasıl kullanılır: the burgeoning of something (Warm weather encouraged the burgeoning of the trees.)

Eş anlamlılar: budding, sprouting

Sık kullanılan kalıplar: spring burgeoning, burgeoning of something

TOMURCUK VE FİLİZC2

tomurcuk, filiz

Bir bitkiden yeni çıkan tomurcuk veya küçük dal.

Basit İngilizce açıklama: A new bud or small branch growing from a plant.

  • A tiny burgeoning appeared on the stem.
  • The branch carried several green burgeonings.
  • Frost damaged every tender burgeoning on the tree.

Eş anlamlılar: bud, shoot

Sık kullanılan kalıplar: tender burgeoning, green burgeoning

GELİŞMENİN BAŞLANGICIC2

gelişme, büyüme

Bir şeyin güçlü biçimde büyümeye veya gelişmeye başlaması.

Basit İngilizce açıklama: The beginning of strong growth or development in something.

  • The city saw a burgeoning of new businesses.
  • The burgeoning of interest surprised the organisers.
  • Cheap printing encouraged a burgeoning of popular literature.

Nasıl kullanılır: the burgeoning of something (The decade saw the burgeoning of international trade.)

Eş anlamlılar: growth, expansion, development

Sık kullanılan kalıplar: burgeoning of something, rapid burgeoning

burgeoning hakkında sık sorulanlar

burgeoning ne demek?

“burgeoning” Türkçede “hızla büyüyen” demektir. Hızla büyüyen veya gelişen.

burgeoning Türkçesi nedir?

burgeoning kelimesinin Türkçe çevirileri: hızla büyüyen, gelişen, tomurcuklanma, filizlenme, tomurcuk, filiz.

burgeoning nasıl okunur?

Amerikan İngilizcesinde /ˈbɜrdʒənɪŋ/, İngiliz İngilizcesinde /ˈbɜːdʒənɪŋ/ diye okunur.

burgeoning cümle içinde nasıl kullanılır?

The town has a burgeoning arts scene. New shops serve the burgeoning population.

burgeoning kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler