bullshit
İngilizce “bullshit” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /ˈbʊlʃɪt/
bullshit Türkçede: saçmalık, zırva, palavra, boktan iş, blöf, boğa boku
isim
saçmalık, zırva, palavra
Yanlış, saçma veya insanları kandırmak için söylenen sözler ve iddialar; kaba bir ifade.
Basit İngilizce açıklama: Statements or claims that are false, silly, or meant to fool people.
- That story is bullshit.
- He talks a lot of bullshit about his wealth.
- I didn't believe the bullshit they told us.
saçmalık, boktan iş
Çok sinir bozucu, haksız veya kabul edilemez bulduğun bir şey için kullanılan kaba ifade.
Basit İngilizce açıklama: Something you find very annoying, unfair, or unacceptable.
- This extra fee is bullshit.
- I'm tired of all the bullshit at work.
- Why should we put up with this bullshit?
blöf
Oyuncuların kartlarını gizleyip oynadıkları kartların ne olduğu hakkında yalan söyleyebildiği bir kağıt oyunu.
Basit İngilizce açıklama: A card game in which players hide their cards and may lie about which cards they play.
- We played bullshit after dinner.
- Do you know the rules of bullshit?
- In bullshit, you can challenge another player's claim.
boğa boku
Boğanın vücudundan çıkan katı atık; kaba bir ifade.
Basit İngilizce açıklama: Solid waste from a male cow's body.
- His boots were covered in bullshit.
- They shoveled the bullshit out of the bull's pen.
- Fresh bullshit lay beside the barn door.
fiil
palavra atmak, kandırmak
Birini kandırmak veya etkileyici görünmek için yalan veya asılsız şeyler söylemek; kaba bir ifade.
Basit İngilizce açıklama: To lie or say things that are not true, often to fool someone or seem impressive.
- Stop bullshitting me.
- He bullshitted his boss about finishing the report.
- Are you bullshitting, or did that really happen?
geyik yapmak, laflamak
Ciddi bir amaç olmadan, rahatça sohbet ederek vakit geçirmek; kaba bir ifade.
Basit İngilizce açıklama: To spend time talking casually without any serious purpose.
- We sat around bullshitting.
- He likes to bullshit with friends after work.
- They bullshitted for hours on the porch.
ünlem
palavra, hadi oradan
Birinin söylediğine hiç inanmadığını sertçe belirtmek için kullanılan kaba bir söz.
Basit İngilizce açıklama: Used to say strongly that you do not believe what someone has said.
- Bullshit! You never called me.
- Oh, bullshit! Nobody can run that fast.
- Bullshit! I saw you take the money.
bullshit kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語