LookItUp

brown

İngilizce “brown” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /braʊn/

brown Türkçede: kahverengi, çevreye zararlı, çevre karşıtı, kızartmak, bronzlaşmak, bronzlaştırmak

isim

KAHVERENGİA1

kahverengi

Çikolata, kahve veya birçok ağaç gövdesinde görülen renk.

Basit İngilizce açıklama: The color of chocolate, coffee, or many tree trunks.

  • Brown is my favorite color.
  • Mix red and green to make brown.
  • The artist used several browns in the painting.

Sık kullanılan kalıplar: dark brown, light brown, shade of brown, rich brown

sıfat

KAHVERENGİ OLANA1

kahverengi

Çikolata, kahve veya ahşabın renginde olan.

Basit İngilizce açıklama: Having the color of chocolate, coffee, or wood.

  • She has brown eyes.
  • He wore a brown coat.
  • The leaves turned brown in autumn.

Sık kullanılan kalıplar: brown hair, brown eyes, brown shoes, brown leaves

ÇEVREYE ZARARLIC2

çevreye zararlı, çevre karşıtı

Çevreye zarar veren veya çevrenin korunmasına karşı olan.

Basit İngilizce açıklama: Harmful to the environment, or opposed to protecting it.

  • The report compares green and brown industries.
  • Investors are moving away from brown energy.
  • Brown policies favor growth over environmental protection.

Eş anlamlılar: nongreen, anti-green

Zıt anlamlılar: green

Sık kullanılan kalıplar: brown energy, brown industries, brown policies

fiil

KIZARTMAKB1

kızartmak

Yiyeceği dış yüzeyi kızarmış ekmek rengini alana kadar pişirmek.

Basit İngilizce açıklama: To cook food until its outside becomes the color of toast.

  • Brown the onions in oil.
  • The potatoes browned nicely in the oven.
  • Let the meat brown before adding water.

Nasıl kullanılır: brown something in something (Brown the chicken in a little butter.)

Sık kullanılan kalıplar: brown the onions, brown the meat, brown in butter

BRONZLAŞMAKC1

bronzlaşmak, bronzlaştırmak

Güneş ışığı nedeniyle tenin koyulaşması veya teni bu yolla koyulaştırmak.

Basit İngilizce açıklama: To become darker in color because of sunlight, or make skin darker this way.

  • His skin browns quickly in sunlight.
  • The summer sun browned her arms.
  • My face had browned after a week outdoors.

Eş anlamlılar: tan

Sık kullanılan kalıplar: brown in sunlight, brown the skin, brown in summer

brown kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

brown ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler