LookItUp

boring

İngilizce “boring” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /ˈbɔrɪŋ/ · İngiltere /ˈbɔːrɪŋ/

boring Türkçede: delik büyütme, sıkıcı, sıkılmış

isim

DELİK BÜYÜTMEC2

delik büyütme

Mevcut bir deliği hassas bir kesici aletle genişletme işlemi.

Basit İngilizce açıklama: The process of making an existing hole wider with a precise cutting tool.

  • Boring makes the hole wider.
  • The workshop uses a lathe for boring.
  • Accurate boring leaves the inside of the cylinder smooth.

Sık kullanılan kalıplar: precision boring, boring operation, boring head

sıfat

SIKICIA1

sıkıcı

İlgi çekmediği için insanın başka bir şey yapmak istemesine yol açan.

Basit İngilizce açıklama: Something that does not interest you and makes you wish you were doing something else.

  • This film is boring.
  • We left the boring lecture early.
  • Why are these meetings always so boring?

Eş anlamlılar: dull, uninteresting, tedious

Zıt anlamlılar: interesting, exciting

Sık kullanılan kalıplar: boring film, boring job, really boring, boring lecture

SIKILMIŞA2

sıkılmış

İlginç bir uğraşı olmadığı için sıkıntı duyan; bu anlamda standart İngilizcede bored kullanılır.

Basit İngilizce açıklama: Feeling unhappy or restless because you have nothing interesting to do; a nonstandard use of “bored.”

  • I feel boring with nothing to do.
  • He said he was boring while waiting alone.
  • She felt boring after hours without anything to do.

Eş anlamlılar: bored

Zıt anlamlılar: interested

Sık kullanılan kalıplar: feel boring, be boring

boring kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler