blank
İngilizce “blank” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /blæŋk/
Diğer biçimleri: blanks
blank Türkçede: boş, düz, özelliksiz, kesin, tam, mutlak
sıfat
boş
Üzerinde yazı, resim veya herhangi bir işaret bulunmayan.
Basit İngilizce açıklama: Having no writing, pictures, or marks on it.
- Give me a blank sheet of paper.
- The screen went blank.
- Leave this part of the form blank.
düz, özelliksiz
Dikkat çeken özellikleri, farklılıkları veya ayrıntıları olmayan.
Basit İngilizce açıklama: Having no noticeable features, differences, or details.
- We faced a blank wall.
- The road crossed a blank stretch of desert.
- Nothing broke the blank surface of the landscape.
kesin, tam, mutlak
Hiçbir sınırı, istisnası veya koşulu olmayan; tam ve kesin.
Basit İngilizce açıklama: Complete and without any limit or qualification.
- Her answer was a blank refusal.
- He stared at the wreckage in blank despair.
- The announcement filled them with blank astonishment.
isim
boşluk
Bir sayfada cevap veya başka bilgi yazılması için ayrılan boş yer.
Basit İngilizce açıklama: An empty space on a page where you should write an answer or other information.
- Write your name in the blank.
- Fill in all the blanks on this form.
- She left a blank because she didn't know the answer.
boşluk
Bir metin veya formda eksik bilgilerin yazılması için bırakılan boş yer.
Basit İngilizce açıklama: An empty space in a text or form where you should write missing information.
- Write your name in the blank.
- Fill in the blanks with suitable words.
- She left a blank where the date should be.
kurusıkı fişek
Ateşlendiğinde yüksek ses çıkaran ama içinde mermi çekirdeği bulunmayan fişek.
Basit İngilizce açıklama: A gun cartridge that makes a loud noise when fired but contains no bullet.
- The gun fired a blank.
- The actors used blanks during the battle scene.
- Was the pistol loaded with blanks?
boş domino taşı
Bir veya iki yarısında hiç nokta bulunmayan domino taşı.
Basit İngilizce açıklama: A domino with no dots on one or both halves.
- This tile is a blank.
- He played the double blank first.
- There are several blanks in this domino set.
fiil
silmek, boşaltmak
Yazı, resim veya bilgileri kaldırarak bulundukları yeri boş bırakmak.
Basit İngilizce açıklama: To remove writing, pictures, or information so that a space becomes empty.
- Press this button to blank the screen.
- She blanked out the names in the report.
- The software blanks each field when you start again.
blank hakkında sık sorulanlar
blank ne demek?
“blank” Türkçede “boş” demektir. Üzerinde yazı, resim veya herhangi bir işaret bulunmayan.
blank Türkçesi nedir?
blank kelimesinin Türkçe çevirileri: boş, düz, özelliksiz, kesin, tam, mutlak.
blank nasıl okunur?
/blæŋk/ diye okunur.
blank cümle içinde nasıl kullanılır?
Give me a blank sheet of paper. The screen went blank.
blank kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpblank ile kurulan ifadeler
- blank check: açık çek
- blank out: bir an hatırlayamamak, aklı durmak
- blank slate
- blank canvas
- blank on
- blank check company
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語