LookItUp

bent

İngilizce “bent” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /bent/

bent Türkçede: eğri, bükülmüş, kararlı, kafasına koymuş, sinirli, bozulmuş

sıfat

EĞRİA2

eğri, bükülmüş

Düz olmayıp bir yerinden kıvrılmış veya açı yapmış olan.

Basit İngilizce açıklama: Having a curve or angle instead of being straight.

  • The metal rod is bent.
  • She sat with her knees bent.
  • Can this bent wheel be repaired?

Eş anlamlılar: curved, crooked

Zıt anlamlılar: straight

Sık kullanılan kalıplar: bent wire, bent knee, bent out of shape

KARARLIB2

kararlı, kafasına koymuş

Bir şeyi yapmaya veya başarmaya kesin olarak karar vermiş olan.

Basit İngilizce açıklama: Very determined to do or achieve something.

  • He is bent on winning.
  • They were bent on reaching the summit before sunset.
  • Why are you so bent on leaving tonight?

Nasıl kullanılır: be bent on doing something (She was bent on finishing the race.); be bent on something (He seemed bent on revenge.)

Eş anlamlılar: determined, intent, set

Sık kullanılan kalıplar: bent on something, bent on winning, bent on revenge

SİNİRLİC2

sinirli, bozulmuş

Bir şey yüzünden sinirlenmiş, rahatsız olmuş veya gücenmiş olan.

Basit İngilizce açıklama: Upset or annoyed about something.

  • Don't get bent over a joke.
  • She was all bent about the cancelled plans.
  • Why is he so bent about a little criticism?

Nasıl kullanılır: be bent about something (He was still bent about losing the game.)

Eş anlamlılar: annoyed, upset, irritated

Zıt anlamlılar: unbothered

Sık kullanılan kalıplar: get bent, all bent, bent about something

isim

DOĞAL YATKINLIKC1

yatkınlık, eğilim, yetenek

Belirli bir iş veya konuya karşı doğuştan gelen ilgi ya da beceri.

Basit İngilizce açıklama: A natural interest or ability in a particular activity or subject.

  • He has an artistic bent.
  • Her natural bent for music appeared early.
  • The course suits students with a creative bent.

Nasıl kullanılır: a bent for something (She has a natural bent for mathematics.)

Eş anlamlılar: inclination, aptitude, talent

Sık kullanılan kalıplar: natural bent, artistic bent, bent for something

KİŞİSEL EĞİLİMC1

eğilim, yatkınlık

Belirli bir biçimde düşünmeye veya davranmaya yatkınlık.

Basit İngilizce açıklama: A tendency to think or behave in a particular way.

  • She has a practical bent.
  • His mind is of a scientific bent.
  • Readers of a philosophical bent will enjoy these essays.

Nasıl kullanılır: of a particular bent (People of a practical bent may prefer hands-on work.)

Eş anlamlılar: inclination, tendency, disposition

Sık kullanılan kalıplar: practical bent, philosophical bent, of a certain bent

bent hakkında sık sorulanlar

bent ne demek?

“bent” Türkçede “eğri” demektir. Düz olmayıp bir yerinden kıvrılmış veya açı yapmış olan.

bent Türkçesi nedir?

bent kelimesinin Türkçe çevirileri: eğri, bükülmüş, kararlı, kafasına koymuş, sinirli, bozulmuş.

bent nasıl okunur?

/bent/ diye okunur.

bent cümle içinde nasıl kullanılır?

The metal rod is bent. She sat with her knees bent.

bent kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler