LookItUp

belt

İngilizce “belt” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /belt/

Diğer biçimleri: belts

belt Türkçede: kemer, emniyet kemeri, kayış, kuşak, şerit, kemer takmak

isim

BEL KEMERİA1

kemer

Giysileri yerinde tutmak veya eşya taşımak için bele takılan deri ya da kumaş şerit.

Basit İngilizce açıklama: A strip of leather or cloth worn around your waist to hold clothes up or carry things.

  • My belt is too tight.
  • She wore a red belt with her dress.
  • I need a belt to hold these trousers up.

Eş anlamlılar: girdle, waistband, sash, strap

Sık kullanılan kalıplar: leather belt, wear a belt, belt buckle

EMNİYET KEMERİA2

emniyet kemeri

Birini koltukta veya bulunduğu yerde güvenle tutan sağlam kayış.

Basit İngilizce açıklama: A strong strap that holds someone safely in a seat or in place.

  • Fasten your belt before we leave.
  • The safety belt kept him in his seat.
  • All passengers must keep their belts fastened during landing.

Eş anlamlılar: safety strap

Sık kullanılan kalıplar: seat belt, safety belt, fasten a belt

MAKİNE KAYIŞIB2

kayış

Bir makinede güç veya hareket iletmek için tekerleklerin çevresinde dönen, uçları birleşik şerit.

Basit İngilizce açıklama: A continuous band that moves around wheels to carry power or motion in a machine.

  • The machine needs a new belt.
  • A broken belt stopped the engine.
  • Check the drive belt for signs of wear.

Eş anlamlılar: drive band

Sık kullanılan kalıplar: drive belt, fan belt, belt drive

UZUN DAR BÖLGEB2

kuşak, şerit

Bir şeyin uzun, dar bir bölgesi veya şerit biçimindeki kısmı.

Basit İngilizce açıklama: A long, narrow area or strip of something.

  • A belt of trees surrounds the farm.
  • They live in the country’s industrial belt.
  • The storm crossed a narrow belt of coastal land.

Nasıl kullanılır: belt of something (A belt of forest separates the two villages.)

Eş anlamlılar: strip, band, zone

Sık kullanılan kalıplar: green belt, belt of trees, industrial belt

fiil

KEMERLE BAĞLAMAB2

kemer takmak, kemerle bağlamak

Birinin veya bir şeyin çevresine kemer ya da kayış geçirip bağlamak.

Basit İngilizce açıklama: To put a strap around someone or something and fasten it.

  • She belted her coat at the waist.
  • We belted the children into their seats.
  • He belted himself in before starting the car.

Nasıl kullanılır: belt someone in (She belted the baby in before driving away.); belt something around something (He belted the robe around his waist.)

Eş anlamlılar: strap, fasten

Sık kullanılan kalıplar: belt someone in, belt something on, belt a coat

ÇEVRELEMEC2

çevrelemek, kuşatmak

Bir yerin veya bir şeyin etrafında şerit ya da halka oluşturmak.

Basit İngilizce açıklama: To form a strip or ring around a place or thing.

  • Forests belt the small town.
  • The village was belted by green fields.
  • A narrow strip of sand belts the island.

Eş anlamlılar: surround, encircle

Sık kullanılan kalıplar: belt a town, belt the coast

belt hakkında sık sorulanlar

belt ne demek?

“belt” Türkçede “kemer” demektir. Giysileri yerinde tutmak veya eşya taşımak için bele takılan deri ya da kumaş şerit.

belt Türkçesi nedir?

belt kelimesinin Türkçe çevirileri: kemer, emniyet kemeri, kayış, kuşak, şerit, kemer takmak.

belt nasıl okunur?

/belt/ diye okunur.

belt cümle içinde nasıl kullanılır?

My belt is too tight. She wore a red belt with her dress.

belt kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

belt ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler