affect
İngilizce “affect” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /ˈæfɛkt/ · İngiltere /ˈæfekt/
affect Türkçede: etkilemek, duygulandırmak, takınmak, numarası yapmak, duygulanım
fiil
etkilemek
Bir şeyde değişikliğe yol açmak veya birinin başına gelenleri etkilemek.
Basit İngilizce açıklama: To change something or influence what happens to someone.
- The weather can affect your mood.
- The delay affected everyone on the train.
- Will the new rules affect small businesses?
duygulandırmak, etkilemek
Birinde güçlü bir duygu, özellikle üzüntü uyandırmak.
Basit İngilizce açıklama: To cause someone to feel a strong emotion, especially sadness.
- The sad story affected me deeply.
- His death affected everyone who knew him.
- Were you affected by the final scene?
takınmak, numarası yapmak
Kendine doğal gelmeyen bir konuşma veya davranış biçimini bilerek takınmak.
Basit İngilizce açıklama: To deliberately speak or behave in a way that is not natural for you.
- He tried to affect a local accent.
- She affected a relaxed manner during the interview.
- They affect indifference whenever money is mentioned.
isim
duygulanım
Özellikle yüz ifadesi veya davranışlarla dışa vurulan duygu ya da duygusal tepki.
Basit İngilizce açıklama: A feeling or emotional reaction, especially as shown through a person’s face or behaviour.
- The patient showed little affect.
- Her voice and affect changed during the interview.
- The researchers measured positive affect after exercise.
affect kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語